28 Mart 2012 Çarşamba

Mutlu bir eş seçimi...

İnsanlar ailelerine uygun bir eş seçmeyi düşündüğü kadar, dinine de uygun bir eş arasalar; DAHA MUTLU olmazlar mıydı?


http://twitter.com/emirfatih

27 Mart 2012 Salı

Ben susuyorsam bil ki...

Ben susuyorsam bil ki hakikat konuşuyordur ve çok konuşursam uyar. Uzun cümlelerin yalanı çok olur


http://twitter.com/emirfatih

26 Mart 2012 Pazartesi

İnsanlar rüyalarını hak ederler...

İnsanlar çoğu zaman rüyaları hak ederler, saf ve güzel bir rüya görmek için ruhu da saflaştırmak gerekir. En zoru da budur...


http://twitter.com/emirfatih

29 Ocak 2012 Pazar

Blog Yazarlığında Başarının Püf Noktası

İnternet Gazetecisi - Fatih Karaşahan

Blog yazarlığında başarıya ulaşmanın püf noktası nedir diye sorarsanız, bunun güzel bir cevabı var: 'Tutku'. Herşeyden önce yazmaya karşı dayanılmaz bir tutkunuz ve sevdanız olması gerekiyor.

14 Aralık 2011 Çarşamba

Beğen(me)diğim İnsanlar

Bir insanı beğenmenin iki çeşidi vardır. Ya dış görünüşünü beğenirsiniz ya da hareketlerini ve karakterini. Dış görünüşünü beğenmediğiniz halde hareketlerini beğenebilirsiniz. Tersini de. Bir adamın bir hareketini beğenseniz hatta hayran olsanız, başka bir hareketini beğenmeyebilirsiniz. İnsan hatalarla dolu olduğundan bir insanın her hareketini beğenmezsiniz.  O halde bir insanı beğenmek istemediğiniz sürece beğenmeyeceksiniz…

4 Aralık 2011 Pazar

Şimdi seninle yürümek istiyorum...

Gülümseyen dudaklarından dökülecek bir kaç cümleye esir olmayı bekleyen gönüllü bir mahkum gibiyim. Kimi sevdiğimi, neyi sevdiğimi bilmenin özgürlüğünde; ayrılığın esareti, kavuşmanın hayalinde, cebimde umut taşıyan küçük bir çocuk gibi ruhum. Ne zaman sen konuşsan ben susuyorum. Bir anı boşa gitmemeli sesinin. Kalbimdeki yaralar, kirim, pasım ruhumdaki o çocuk yüzünden. Düşüp kalktıkça yaralandığım ve sana yürürken büyüdüğümün belirtileri. Ben sana varmak için çeyrek yüzyıl yürüdüm sevgili. Şimdi seninle yürümek istiyorum...

Emir Fatih Karaşahan

30 Kasım 2011 Çarşamba

Sizin Nişiniz Gücünüz Yok Mu?

“Niş”, Fransızca bir kelimenin Türkçeye uyarlanmış halidir. Alanı ve anlamları çeşitli olsa da burada, sadece "odaklı ve tanımlı bir faaliyet alanı" olma yönüyle bu kelimeyi kullanıyorum.

Dünyada NİŞ pazarların ve dolayısıyla NİŞ konuların artan bir cazibesi hüküm sürüyor ve anlaşılan o ki bu saatten sonra bu noktadan geriye dönüş yok.

Hangi alanda faaliyetinizi sürdürürseniz sürdürün,  başarı aslında bir NİŞ'i keşfetmekle başlıyor. Bir diğer ifadeyle ne yapacağınızı ve kime hitap edeceğinizi çok iyi belirlemek gerekiyor.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Şimdi Aşk mevsimi...

Şimdi Aşk mevsimi... Kendimi onu düşünürken yakalayacağım sık sık. İçimden şiirler okuyacağım ne o, ne de başkası duymayacak. Sık sık özleyeceğim ve özlemekten sıkılacağım. Kavuşmanın şarkılarını yazacağım ıslığımla. Islanacağım Aptal aşıklar gibi. Aptallaşacağım. Ne oldu diyenlere? Yok bir şey diyeceğim. Yerli yersiz güleceğim, durduk yere hüzünleneceğim. Çoğu zaman ne olduğunu ben de bilmeyeceğim...

Şimdi aşk mevsimi şehrimde, ramazan da iftar vakti gibi. Susuzluktan ölmek üzereyken kulağını ezana verirsin ya hani. Kulağım kalbinde sevgili, bekletme beni...


Emir Fatih Karaşahan
http://twitter.com/emirfatih