26 Ekim 2011 Çarşamba

Deprem sadece ilahi ikaz mıdır?

Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz
Yunus Emre
23 Ekim Pazar günü düştü haber ekranıma. ‘Van’da 6.6 şiddetinde deprem’(7.2) Medyada çalışmanın en zor olduğu günlerdir bugünler. Bir yerde çatışma varsa önce bizim haberimiz olur. Ölenler, kurtulanlar, şehitler hepsi bir bir düşer ekrana teker teker hikayeleriyle birlikte… Kiminin nişanlısı vardır, kiminin bebeği. Kimi kazak ister anasından, kimi helallik… Okuyucular bu haberleri okuyana kadar önce biz yaşarız o acıyı…

15 Ekim 2011 Cumartesi

Bendeyar filmini Bediüzzaman da kurtaramaz

Bendeyar filmi ile ilgili haberleri uzun süredir takip ediyordum. Yaşar Alptekin’in Antalya’da katıldığı bir programda açıklaması vardı. Daha sonra filmin yapımcısı ve başrol oyuncularından Haşim Akten ve Yaşar Alptekin’in verdiği bir röportajda film ile ilgili bol miktarda bilgi sahibi olmuştuk. Filmin oyuncuları arasında Senai Demirci, Kazım Çarman gibi isimlerin de olması 14 Ekimde vizyona girecek film için büyük bir beklenti oluşturmuştu.

13 Ekim 2011 Perşembe

Mississippi’nin kenarında bir insan kaybolsa



“Fırat’ın kenarında bir koyun kaybolsa hesabı benden sorulur” demişti İslam Halifesi. Adaletiyle ve hassasiyetiyle meşhur Hz. Ömer halifeliğin ağır yükünü bu cümleyle ifade etmişti. O ateşten gömleğin hakkını verdiğine şüphe yok. 

Hayır, Hz. Ömer’den bahsetmeyeceğim.

8 Ekim 2011 Cumartesi

Başbakanlar da ölür Tayyip Bey


Her ölüm vaktinde gelir ya hani. İki ölüm düştü gündemimize. Dünyayı değiştirmek üzere yola çıkan iki kişi ölüme şahit oldu küçücük dünyamızda. Bunlardan biri Apple’ın kurucusu Steve Jobs’tı. Namı dünyayı sarmış, teknoloji dehasıyla dünyayı bir avuca sığdıran Jobs’ın kendi deyimiyle yenilere yer açışına tanık olduk. Öyle diyordu çünkü: “Dünya devamlı yenileniyor, eskiler aradan çıkacak ki yenilere yer açılacak.” Ve şunu da söylüyordu “Her gününüzü son gününüz gibi yaşarsanız, bir gün mutlaka haklı çıkarsınız.” Jobs’ın 2005’te yaptığı mezuniyet konuşmasını dinleme fırsatı bulursanız göreceksiniz ki o aynı zamanda hayat üzerine kafa yormuş bir insandır ve kendince insanlığa hizmet etmenin yolunu bulmuştur.

5 Ekim 2011 Çarşamba

Atatürk ile Said Nursi'yi aynı albüme koyamazsınız

Zaman Gazetesi yazarlarından Mustafa Armağan'ın 02.11.2011 tarihli "Şeyh Said isyanı bahanesiyle 22'sinde bir hoca asılmıştı" başlıklı yazısında devlet okullarında hain diye yaftalanan birinin sokakta kahraman olarak sahiplenilmesinde "Tarih'in ne işe yaradığının sorgulanması gerekmez mi?" sorusunun üzerinde durdu.

18 Eylül 2011 Pazar

Atatürk'süz eğitim çok daha verimli olacak

Risale Haber - Fatih Karaşahan
Yeni Şafak gazetesi yazarı Kürşat Bumin bugünkü "Milli Eğitim Bakanlığı'nın 'görevleri'nde büyük değişiklik" başlıklı yazısında kamuoyunda çok fazla dikkat çekmeyen bir konunun altını çizdi. Bumin'in dikkatle altını çizdiği konu MEB kuruluş amacının KHK ile değiştirilerek Atatürk ve milliyetçilik ibarelerinin eğitim odaklı değişmesi.

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
Atatürk'süz eğitim çok daha verimli olacak

18 Ağustos 2011 Perşembe

Orucu ağzımızla mı tutarız?

Seni yormasam anlattıklarımla ve sen anlasan ben anlatmadan… Olmaz mı?
***
Bana konuştuklarını yaşasaydın anlatmana gerek kalmazdı, farkında mısın?
***
Cömertlik dediğimiz şey fazla olandan vermek midir? Yoksa olandan vermek mi?
***
Orucu ağzımızla mı tutarız?

26 Temmuz 2011 Salı

Türkiye’de kaç milyon Nurcu var?

Nurculuk nedir? Kaça ayrılır? Ünlülerden Nurcu olan var mı? İktidarda kaç Nurcu bakan, milletvekili var? X hareketinin y kişisi şöyle miydi? Z cemaatinin kaç mensubu var?

24 Ekim 2010 Pazar

Köpek ve Gül

Üç köpek geçiyordu sokaktan...
Yolun ortasında dalından kopmuş bir gül...
İki köpek gülün yüzüne bakmadan geçti.
Bir köpek kokladı gülü...
ve yürüdü gitti...
Gül öylece duruyordu...

Emir Fatih Karaşahan
http://twitter.com/emirfatih

21 Haziran 2010 Pazartesi

Yokluğuna Evlatlık Bırakma Beni

Yüksek bir tepeye çıkıp haykırmak istiyorum Aşkı ben öldürmedim diye. Bağıra bağıra... Ağlaya ağlaya savunmak istiyorum aşkımı. Ben... Geri istiyorum can'ımı... Seni istiyorum sevgili, yalnız seni...

Yıllarımı yol ettim kalbine, gece gibi vurdum sahiline her gün batımında. Sana ulaşmak için kazdığım milim milim ilerleyen tünellerde adını deştim toprağa, bir şiir gibi okudum ismini sabırla. Deniz hep hasret koktu yıllarca. Geceler ayrılık, gündüzler hicran... Dermansız ayaklarım, ümidine sarılıp duruyor ayakta.